11 EylülPazar günü içimde büyük bir özlemle önce arkadaşların yanına klasik olduğuüzere Aslanım’a, daha sonra oradan bir servis aracılığıyla, deplasman otobüsümodunda Olimpiyat Stadına doğru yola düştük. En sonunda beklediğimiz ligin ilkmaçı gelmiş çatmıştı. Özlem, geçen seneki hayal kırıklığının üzerine yeni doğanbir umuda, umut önüne geçilemez bir heyecana sebep Olimpiyat stadına ilk kezgitmiş oldum kendi adıma. Çekilecek dert değil, ancak işin sonunda Galatasarayolduğundan pek de problem etmedik yine.
7sezon sonra veda ettiğimiz yerde merhaba dedik İmparator’a. Ancak maalesef gittiğindekigibi kötü bir sonuçla karşıladık İmparator’u. 2-0.
SahayaMuslera; önünde Ujfalusi, Gökhan Zan, Servet, Çağlar; orta sahada Melo, Selçuk,Sabri; sol açıkta eboue, sağ açıkta Kazım ve en ileri uçta Baros ilk 11’iyleçıktı Galatasaray. Rakamla anlatımı 4-1-4-1 olan takım, bu maça kadar yaptığıhazırlık maçlarında yaptığı olumlu işlerin çoğundan uzak, Fatih Terim takımımücadelesini sergileyemeyen ve en önemlisi hala geçen sezonki hayal kırıklığınıiçinde barındıran bir psikoloji ile sahadaydı.
İlk25 dk itibariyle oyunda mümkün oldukça etkili olmaya çalışsa da, takımdayerinde oynamayan futbolcuların çokluğu ve 25 dakikanın devamında takımın tamsahada presi bir türlü oturtamaması oyuna tam olarak egemen olunamamasına sebepverdi. Bu nokta da İBB maçıyla ilgili olarak beceremediğimiz ilk işin tam sahapres olduğunu söyleyebiliriz. Takımın bir diğer problemi ise geçmiş yıllardaçok az zaman aralıklarında becerdiğimiz topsuz alanda max aktifliğisağlayamamız oldu. Bu iki etken maçı ofansta ve defansta durumu aleyhimizeçeviren en büyük sebeplerdi. Top rakipteyken boğucu pres yapmayınca rakibetopla oynama şansı verdik ve İBB kurduğu iyi takım sayesinde bunu güzeldeğerlendirmiş oldu. bu arada İBB iyi takım olmuş, bu sezon performanslarınısürekli kılmaları halinde yukarı sıralarda görmemiz şaşırtmaz. Takımın topsuzalan stabilliği ise özellikle ofans yönünde en büyük problemi teşkil etti, zirabu durağanlık pas yapmamızı engellerken üzerine İBB’nin üzerimizde kurduğu preskötü sonuçlar doğurdu.
Muslera’nınbildiğimiz yan top problemi, yani yandan gelen topları elinden kaçırması ya datopun oyun aktif alanı dışında çelememesi problemi bu maçta ilk golü yememizesebebiyet verdi. Öncesinde ise topun İBB sağ açığına rahatça indirilmesi, buoyuncunun da Çağlar’ın göstermelik savunması sayesinde rahatça orta yapmasıgolde payın %70ini Çağlar’a yazmamıza neden oldu. Çağlar maalesef genel olaraktakım oyununda kötü bir maç çıkaran kadromuzda en berbat performansı gösterenfutbolcumuz oldu. ilk yarı boyunca ne ofansta ne de defansta varlık gösterdiğisöylenemez, sadece ilk yarı tek bir pozisyonda, kaleci önünde çok yakınmesafede topa bariyer olduğu bir pozisyon var. Ofansta Eboue’nin sol açıktayerini yadırgamasına ek olarak hiçbir katkısı olmadı. Muhtemelen devre arasıFatih Terim zılgıtı sonrasında ilk 15 dk 1-2 kez bindirme yapsa da yeterli olmadı.Sonrasında bir sakatlığı oluştu ve Fatih hoca’ya oyundan alma isteğinibelirtince hoca’nın verdiği tepki ilginçti. 63. Dakikada yerini Sercan’abıraktı. Muslera’ya dönecek olursak kesinlikle çok iyi bir kaleci olduğunudüşünüyorum. Takımda olduğu için bir taraftar olarak mutluluk duyuyorum. Yediğigolden sonra ve maç bitiminde taraftarın Muslera’ya moral vermesi çoğunluğunaynı fikirde olduğunu gösteriyor, ancak tabii ki eksiklikleri var. İlk yarıgöze batanlar, birkaç kez Melo’nun ortadan dalış denemesi, Muslera’nın degajlaEboue’nin ayağına taç çizgisi dibinde topu indirmesi, Selçuk ve Melo’nun durantop organizasyonu idi.
İkinciyarı başında Gökhan Zan’ın yerine Yekta girince; Sabri sağ beke alıştığımız vealıştığı yere, Ujfalusi tandeme yani hep oynaması düşünülen yere, Yekta ise ilkyarıda Sabri’nin oynadığı ortasahaya geldi. 63. Dk’da Çağlar’ın çıkmasıyla, Ebouesol beke kaydı ve Sercan’da sol açık ya da sol forvet de diyebileceğimizşekilde oyuna dahil oldu. Bu maçta Eboue’nin ve Kazım’ın kanatlardakietkisizliği maalesef had safhadaydı ve takım hemen hemen hiç kanatlardanoynamadı diyebiliriz. Bu durumda ortadan oynamak durumunda olan takım isestabilliği yüzünden oyun kuramadı. Konu gelmişken Eboue çok yararlı olacak birfutbolcu ve kesinlikle başarılı bir transfer görüntüsü var ancak asla ve aslabir Ümit Davala olamayacak bana kalırsa. Eboue’nin yeri orta sahada Sabri’yebiçilen rol ya da sağ bek olmalıdır. Sol bekte’de elinden geleni yapmayaçalışsa da, bu bölgelerde max verim alabiliriz. Kazım’ın ise maç boyuncagamsızlığı, şimdiye kadar ki tüm performansını yalanlar nitelikteydi. Umarımkendini toparlar zira ihtiyacımız var.
Maç sonrasındaMilan Baros için çok acımasız olduğunu düşündüğüm eleştiriler yapıldı. Pasorganizasyonu işlemezken, kanatlar hiç çalışmamışken, ilk yarıda bellibölümlerde duvar yapması dışında Baros elinden gelen mücadeleyi verdiğineinanıyorum. Tek problem arkadaşlarla da konuştuğumuz, maç içerisinde 2 ya da 3pozisyonda normalde Baros’un atabildiği ve attığı bazı pozisyonlarda güçsüzkalarak topu değerlendirememesi oldu. Mental olarak iyi olmadığı ve oyunakendini %100 veremediği belliydi. Maçta yerini Engin’e bırakırken direk soyunmaodasına gidişi Allah’tan özür dileyerek çözüme ulaştı. Fatih Terim’in forvethattı ile ilgili olarak “Ocak sonuna kadar idare edeceğiz” açıklaması iseyarıda yeni bir transferi işaret ediyor. Baros tamamen kendi kaderiniçizecektir ancak büyük ihtimalle bu devre son kez izliyor olacağız gibi.
DefansımızGökhan Zan ve Servet’le çok ağır kalıyor. Servet’in tüm maç boyunca yertutaması, pozisyonu karşılayaması zaman zaman Webo önünde çaresiz durumadüşürmesi bizi tribünde çıldırttı. Gökhan Zan’ın ise sakatlık korkusundandolayı temkinli davranışları stoperde onu inanılmaz yumuşak kılıyor ve bu bizimiçin büyük dert. Stoperde Ujfalusi her ne kadar yavaş olsa da, deneyimiyle bizekatkı yapacaktır. Ben genel olarak sağ bekteyken de stoperdeyken de beğendim. Ayrıcabu kısımda yavaş yavaş Semih Kaya’yı da görme umudu taşıyorum. İBB’nin attığı2. Gol ise baştan sona rezillik, Servet ile Ujfalusi’nin birbirlerinekarışması, İBB’nin yaptığı rahat ancak hızlı paslar ancak PES’te görebileceğimizbir gol izlettirdi. Defans hattında büyük problemlerimiz var.
Ortasahada ise Selçuk “çok iyi” olmasa da idare etti ancak daha iyi olması şart. Takımınbeyni, eli, kolu, her şeyi Selçuk. O oynadıkça oynayacağız, durdukça duracağız.Arda takımdayken bile forvet ortasaha arasında ekstra yaratıcı futbolcuihtiyacımız varken Selçuk’un performansı bizim için hayati önemli durumda. Meloise bizim Vuyovic’in tabiriyle artık takımın yeni reyizi olmuş. İyi de olmuş.
Takımbaştan sonra belli aralıklarla oynamaya çalışsa da; topsuz alandahareketlenmeli, Fatih Terim oyun felsefesinin en temel taşı olan “topun olduğuyerde pres” i mutlaka elden bırakmamalıdır. Takımın halen zamana ihtiyacınısöyleyeceğiz ancak ligler ertelenmişken, şike davası yüzünden baskı üzerimizdenbir nebze atılmışken, gerekli transferleri yapamamız bu lafı ıskartayaçıkarıyor.
Yerlifutbolcu kalitemiz maalesef isim bazında iyi görünse de, yeterli değil ve bulig başarısı için kritik bir eşik. Şu maç içinde Arda ve Culio olsaydı, galibiyetuzak olmazdı. Elmander, Riera bizim için çok önemli isimler olacak. Sercan isebence Galatasaray’da iyi yerlere gelecektir. Sercan için büyük umutlar taşımayabaşladım. En önemli konu, ki bu tüm camia için geçerli, artık kazanan takımolmamız gerekiyor. Bunun için de ligde ilk hafta alınan bu sonuçlar sonrasında,yapılan yatırımların ve beslenen ümidin kırılmaması adına Samsunspor maçı henüz2. Hafta maçı olmasına rağmen büyük önem taşıyor. Liverpool ya da Real Madridhazırlık maçlarında gösterdiğimiz diriliği, mücadeleyi göstermemiz lazım.
Yinezor günler beklese de bizi, umudumuzu kaybetmeden, inanarak devam etmeli yola. Bir de top da sevecek seni be bazen.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder